top of page

Hristiyanlıkta Kadının Yeri Nedir?

  • Yazarın fotoğrafı: umuttoztekin
    umuttoztekin
  • 18 Oca
  • 7 dakikada okunur

Hristiyanlıkta kadının yeri ve önemi nedir? Hristiyanlıkta kadının hakları nelerdir?


Öncelikle, soruyu soran değerli kardeşimize teşekkür ediyoruz.


21.yüzyıldayız. Birçok yerde hala kadınlar ikinci sınıf statüye sahipler. Bunu sadece "farklı inançlarda kadının yeri" olarak değil, aynı zamanda "modern" atfedilen toplumlarda da kadınların 2. sınıf statüye sahip olduğunu ve metalaştırılmaya çalışıldığı apaçık gözler önünde. Bunu reklamlarda, film/dizi sektöründe yani kısacası medyada bile çok rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz.


Peki Hristiyanlıkta kadının yeri nedir? Hristiyanlıkta kadının önemi nedir? Buna birlikte bakalım:


Hristiyanlıkta kadının önemi ve yeri, hristiyanlıkta kadın hakları

Mesele şudur ki, Tanrı erkekleri kadınlardan daha çok sevmez.

Ve İncil'i açtığımızda, İsa Mesih'in kadınlarla etkileşimini görürüz. Mesih İsa gittiği her yerde kadınların statüsünü yükseltmiştir. Kadınların ikinci sınıf statüye düşürüldüğü bir toplumda; İsa Mesih onları iyileştirdi, savundu, onların etkisine güvendi ve onlarla gerçek dostluklar kurdu.


Birinci yüzyıl İsrail'inde, kadınlar o kadar değersiz görülüyordu, o kadar güvenilmez görülüyordu ki, mahkemede tanıklık etmelerine bile izin verilmiyordu ve en önemli olan, en büyük haberi yayanlar tam da kadınlardı - bir zamanlar bedence ölmüş olan İsa Mesih artık insan bedeninde tekrar dirilerek hayattaydı.


Cesur kadınların dudakları tarafından korkak bir grup erkeğe "İsa dirildi!" diye söylendi. Mecdelli Meryem tarafından örneğin..



Kutsal Kitap'ta Kadınlar


  • Eski Ahit, Yaratılış Bölümü


İncil'in kadınlar hakkındaki öğetilerinin çoğu, Yaratılış'ta atılan temele dayanmaktadır. Yaratılış hikayesini Yaratılış'ta gerçek anlamda mı yoksa mecazi anlamda mı yorumladığımız önemli değildir; Tanrı'nın erkekler ve kadınlar için niyetleri açıkça belirtilmiştir.

Tanrı kadını erkek için bir "yardımcı" olarak yarattı:


"Sonra, “Adem'in yalnız kalması iyi değil” dedi, “Ona uygun bir yardımcı yaratacağım.” (Yaratılış 2:18)


Fakat, bir "yardımcı" olmak, kadının erkeğe göre aşağı veya bağımlı olduğu anlamına gelmez; aynı İbranice kelime, "yardımcı" olarak tercüme edilen("ezer" kelimesi), Tanrı'nın bizzat kendisini tanımlamak için Mezmurlar 33:20, Mezmurlar 70:5, Mezmurlar 115:9-11 gibi yerlerde de kullanılmıştır. Aslında, Tanrı hem erkekleri hem de kadınları kendi suretinde yarattı ve onları tüm yaratılışının eşit koruyucuları yaptı:


"Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı'nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı. Onları kutsayarak, “Verimli olun, çoğalın” dedi, “Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun." (Yaratılış 1:27-28)


"Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı'nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı." (Yaratılış 1:27)


Ama erkek ve kadın, Adem ve Havva, Aden Bahçesi'nde Tanrı'ya itaatsizlik ettiler. Kendilerini Tanrı ile eş kılmak istediler.

Tanrı, onları Aden'den kovmadan önce her birine yaptıklarının sonuçları olduğunu söyledi. Yaratılış 3. bölümde okuyabilirsiniz.


Hem Adem hem de Havva, yaptıklarının sonuçları yüzünden bu hale geldiler.

Tanrı kadınları aşağı bir statüye düşürmemiştir (Yaratılış 3 hakkında) veya erkeklere eşleri üzerinde sert bir şekilde hükmetmelerini emretmemiştir.


  • Eski Ahit Dönemi


Zamanın diğer kültürleriyle karşılaştırıldığında, Yahudi kadınlar büyük bir özgürlük ve saygınlığa sahipti ve birçok kadın Yahudi toplumunda peygamber ve lider olarak öne çıktı. Debora, Ester, Hanna, Ruth, Sara ve birçok kadın İsrail tarihinde önemli ve belirleyici roller oynadılar. Yazımızın altındaki başlığa veya buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz: (Hristiyanlıkta Kadın Peygamberler Var Mıdır?)



Erkekler ve kadınlar arasındaki eşitliğin kanıtı olarak, On Emir'de çocukların hem babalarına hem de annelerine saygı göstermelerini gerektirir:


"Annene babana saygı göster. Öyle ki, Tanrın RAB'bin sana vereceği ülkede ömrün uzun olsun." (Mısır'dan Çıkış 20:12)


  • Yeni Ahit Dönemi


İsa'nın zamanında, kadınlar artık Eski Ahit döneminde sahip oldukları özgürlüklere ve statüye sahip değillerdi. Yahudi toplumu çok fazla erkek egemen hale gelmişti ve hak yemeye başlamışlardı. Kadınlar aşağı varlıklar olarak görülüyordu ve kölelerle neredeyse aynı statüye sahiplerdi. Eğitimli değillerdi, herhangi bir liderlik rolü üstlenmelerine izin verilmiyordu ve çoğunlukla ev işleriyle sınırlıydılar.


Meryem ve Elizabet


Bu dönemde iki kadın sadakat ve erdemin örnekleri oldular. İsa'nın annesi Meryem; korkularını, şüphelerini ve utancı bir kenara bırakarak Mesih'in annesi rolünü üstlendi. O sadece tüm güvenini Tanrı'ya koydu. (Luka 1:26-38)

Vaftizci Yahya'nın annesi Elizabeth de güvenle Tanrı'ya iman etti. (Luka 1:39-45)


İsa Mesih


İsa'nın kadınlara karşı tutumu o dönemdeki geleneklerden kökten farklıydı. Kadınlar normalde evde kalır ve ev işleriyle ilgilenirdi. Fakat İsa Mesih, kadınların kendisiyle ve on iki elçisiyle hizmet etmesine izin verdi. (Luka 8:1-3)


"Gerçek" Yahudiler, Samiriyelilerle ve kesinlikle Samiriyeli kadınlarla konuşmazdı. Ancak İsa Mesih, Yakup'un kuyusunda bir Samiriyeli kadınla uzun bir sohbet etti ve bu onun gerçeği öğrenmesini sağladı. (Yuhanna 4:4-30, 39-42)


Yahudi kadınlar genellikle eğitimli değildi veya din işlerinde aktif bir rol oynamalarına izin verilmiyordu. Ancak Marta'nın kız kardeşi Meryem, İsa ona ders verirken İsa'nın ayaklarının dibinde bir elçi gibi oturuyordu. İsa, Marta'nın da aynısını yapmasını önerdi. (Luka 10:38-42).


Birçok başka diğer kadınlar İsa'nın sadık takipçileri arasında öne çıktılar, Elçilerin İşleri bölümünü okurken bunu farkedeceksiniz.

Bazı kadınlar; İsa'nın çarmıha gerilmesi sırasında O'nu teselli etmek için cesaretle yanında kaldılar, çünkü tüm havarileri dehşet içinde kaçmıştı. (Matta 27:55-56, Markos 15:40-41)

Mecdelli Meryem ve diğer kadınlar, İsa'nın ölümden dirildiğini ilk gören kişiler olma ayrıcalığına sahip oldu. (Matta 28:1-10, Markos 16:1-7; Luka 24:1-11)


İsa'nın sadece erkekleri on iki elçisi olarak atadığı sıklıkla belirtilir ve bu, kadınların ikincil statüsünün bir işareti olarak anlaşılabilir. Fakat İsa, elçileri tüm dünyaya müjdeyi yaymak için gönderdi, yiyecek ve barınak bulabilecekleri her yerde Müjde'yi anlatmalarını söyledi. En sonunda da büyük tehlikerle ve şehitlikle karşı karşıya kaldılar. Bu, İncil zamanlarında bir kadın için uygun bir rol olarak görülmezdi, tıpkı bugün uygun görülmeyeceği gibi.

Fakat Müjde yani İncil uğruna, bu kadınlar da şehit edildi.


  • İlk Kiliseler


İlk kiliseler İsa'nın örneğini izledi. Kadınlara eşit muamele edildi ve sorumluluk pozisyonlarında bulunmalarına izin verildi. Birçok kadın, ilk Hristiyan Kilisesi'nde önemliydi.

Bakmak isterseniz:

(Elçilerin İşleri 1:12-14, 9:36, 16:14, 18:24-26, 21:7-9, Romalılar 16:1-16)


  • Elçi Pavlus Konusu


Kısa tarih dersi: Pavlus, Hristiyanlığın ilk liderlerinden biriydi. İsa ile karşılaşmasının ardından hayatı kökten değişti. Bundan sonra, onlarca yılını İsa Mesih'i anlatarak, kiliseler kurarak ve başkalarına hayatını değiştiren haberi yani tanıklığını anlatarak geçirdi. Pavlus, onları kendi başlarına bıraktıktan sonra bu yeni inanan gruplarını destekleyebilmek için Ruh'un esiniyle mektuplar yazdı.


Pavlus'un hikayesi Elçilerin İşleri kitabında bulunabilir ve mektupları Romalılar'dan Filimon'a kadar sonraki on üç kitabı kapsar.


Mektuplarda olup bitenlerin anlamlarına dalmadan önce, dikkat edilmesi gereken birkaç nokta var.


Pavlus'un, Mesih ve hayatlarımız üzerindeki etkisi hakkında derin teolojik gerçeği açıkladığı en büyük mektubunun Romalılar mektubu olduğu söylenebilir. Pavlus'un bu mektubun ileticisi (ve dolayısıyla Kutsal Metni diğerlerine açıklayan kişi) olarak kimi görevlendirdiğini biliyor musunuz? Fibi adında bir kadın.


Mektupta ayrıca ondan bir "diakonos" olarak bahsediyor, bunun bir liderlik unvanı olduğunu biliyoruz. Ondan önce Pavlus, Prisilla ve Akvila adlı evli bir çiftle hizmet arkadaşı olmuştu. Pavlus onlar hakkında her yazdığında, önce Prisilla'dan bahseder. Neden? Bir listede en büyük kişiyi ilk sıraya koymak yaygın bir şeydi. Onu neyin harika yaptığını bilmiyoruz - belki de iyi bir yöneticiydi veya Kutsal Kitap'ı derinlemesine anlıyordu veya eşsiz bir liderdi - her iki durumda da Pavlus mektuplarında ona değer vermekten kaçınmıyor.


Pavlus'un Değer Sistemi Cinsiyete Değil, Mesih'e Dayanıyordu


Pavlus İsa ile tanıştığında, onunla ilgili her şey değişti. Şüphesiz erkekleri kadınlardan üstün tutan bir sistem ve kültürde büyüdü. İsa, Pavlus'un değer sistemini değiştirdi. Kendi dindarlığıyla kurtuluşa ulaşan bir adamdan, Mesih'e bağımlı ve Rab'bi izleyen birine dönüştü. Kişisel sevap eylemlerini üst üste koymaktan, zayıflığıyla ama Rab'de bulduğu güçle övünmeye geçti. Ve tüm görüş alanı Rab olan İsa ile doldu. Bu, Galatyalılara yazdığı mektupta, tüm Tanrı halkının eşit değerinden bahsetmesine olanak sağladı:


"Artık ne Yahudi ne Grek, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa'da birsiniz. Eğer Mesih'e aitseniz, İbrahim'in soyundansınız, vaade göre de mirasçısınız." (Galatyalılar 3:28-29)

Sosyal statünün en önemli olduğu bir kültürde, bu sözler Galatyalıların kulaklarında çınladı. Pavlus, inananların birliğinin, birini diğerinden ayırabilecek veya yükseltebilecek her şeyden daha büyük olduğunda ısrarcıdır. Farklılıklarımızın önemsiz olduğu değil, artık bizi ayıracak güce sahip olmadıklarıdır.


Pavlus'u, Bağlamından Çıkarmayalım


Kutsal Yazıları incelerken, şu soruları sormaya özen gösterelim:

  1. Yazar, bunu neden kaleme aldı?

  2. O dönemin şartları nelerdi?

  3. Yazılan yerdeki durum neydi? Neden kaleme alınmış olabilir?

  4. Günümüzde bunlardan ne öğrenebiliriz?



Pavlus'un erkeklere yönelik yönergeleri de o dönemde karşı-kültürel olarak algılandığına eminim. Belki şuanda da böyledir.


Kadınlara itaat etmeleri yönündeki öğüdünü, erkeklere eşleri için ölmeyi öğreterek devam eder.


"Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin." (Efesliler 5:25)

Dolayısıyla Pavlus'un evli çiftlere verdiği tavsiye, kocaya karısını ezip geçmesi için tam yetki vermekten çok, her eşin diğerini sevmeye ve ona hizmet etmeye çalışması çağrısıdır.


Bir erkeğin karısından sadece sıkıldığı için boşanabildiği bir kültürde, Pavlus erkeklere çıtayı yükseltir. Sadece karınıza iyi bakmayın, onu sevin ve onun için ölmeye (gerçek ve mecazi anlamda) hazır olun diye ısrar eder.


Ev Kadını — Titus 2:3-5


Titus adlı bir kilise liderine yazdığı mektupta Pavlus, ilk bakışta oldukça kısıtlayıcı ve cinsiyet stereotiplerine dayanan genç kadınlar için bazı yönergeler özetlemektedir.


Pavlus'un döneminde kadınlar çok az eğitim alıyordu veya hiç almıyordu ve ev dışında iş bulma olasılıkları çok azdı. Yine, toplumsal yapı erkekler tarafından domine ediliyordu.


Yahudiler ve Yunanlılar kadınlara verilen bu aşağılık yeri sorgulamazlardı, ancak İsa'nın insanlara herkesin Tanrı'nın suretinde yaratıldığını hatırlatmıştı. Toplumun görmezden geldiği herkese değer veriyordu ve bunu anlattı. Bu devrimci fikirler yayıldıkça, Romalılar ve Yahudilerin bir kısmı Hristiyanlığı “ahlaksız kadınlarla” kadınlarla ilişkilendirmeye başladılar. Bu yüzden Pavlus, burada da kadınlara kocalarına itaat etmeyi öğretiyor.


Kadınların hiçbir fikre sahip olmaması veya eşleriyle asla fikir ayrılığına düşmemesi gerektiği çıkarımından uzak olan Pavlus'un odak noktası, Hristiyanların yapmış olduğu tanıklığın, henüz İsa'yı bilmeyen olanlara inancı nasıl gösterdiğiydi. Genç eşlere tavsiyelerde bulunduktan sonra Pavlus, itaat etmelerinin motivasyonunun " O zaman Tanrı'nın sözü kötülenmez." olduğunu belirterek aynı şeyi söylüyor. Pavlus, hem erkeklere hem de kadınlara özgürlük hakkında benzer bir dille konuşmaya devam etmektedir. Yahudilere ve Romalılara "Hayır, Hristiyan kadınlar sandığınız gibi değil." demektedir.

Biliyorsunuz ki, o dönemde hayat kadınlığından tövbe ederek İsa'ya iman edenler de vardı.


Pavlus için özgürlük, başkalarının burnuna sürtülecek bir şey değildi; aksine, arkadaşlarınızın ve komşularınızın İsa'yı tanımasını engelleyen bir duvar haline gelirse vazgeçilecek bir şeydi. Pavlus, yediğimiz yiyecekler konusunda (Örneğin, o dönemde Yahudilikten İsa'yı tanımaya geçen birisi domuz etinden rahatsız oluyorsa yanındaki kardeşlerin yememesi öğüdü), birlikte olduğumuz insanlar ve otorite figürleriyle (bizden nefret edenler bile) etkileşim şeklimiz hakkında bunu söylerdi.


Kadınlar Sessiz Olmalı — 1 Korintliler 14:26-40


Bir telefon görüşmesinin sadece bir ucunu duymak gibi, Pavlus'un Korint'teki kiliseye verdiği tavsiyeyi, oradaki şartları bilerek yani telefon konuşmasının tamamını bilerek anlayabiliriz.


Bu ayetleri çevreleyen bağlamdan, kilisenin ibadet toplantılarının oldukça kaotik olduğu genel olarak varsayılır. Titizlikle planlanmış ve genellikle bir seferde yalnızca bir kişinin tüm kiliseye hitap etmesine izin verilen modern kilise ayinlerimizden çok uzakta, bu eski toplantılar daha çok açık forum tipi toplantılardı.


Pavlus'un amacı, toplantıların "kilisenin güçlenmesine yardımcı olmak" ve inananlara karışıklığın Tanrı'dan kaynaklanmadığını hatırlatıyor.


Pavlus başka yerlerde kadınlara değer verdiği ve onları ilk kiliselerde lider olarak atadığı için (Fibi bunun sadece bir örneğidir - Kloi, Yunya ve daha birçokları da vardır), kadının bir kilise toplantısında konuşmasını yasaklamayı amaçlamış olması olası değildir.


Peki tam olarak ne demek istedi? Tarihten, kadınların Yahudi sinagogunda ibadette doğrudan bir rol oynamalarına izin verilmediğini anlıyoruz. Yani ıristiyanlık, ibadet dahil olmak üzere gittiği her yerde erkek-kadın bariyerini yıkmıştır ve Kutsal Yazılar'ı tekrar tekrar bize hatırlatmıştır.


Pavlus'un bazı kiliselerde kadınları liderlik pozisyonlarına yükseltip konuşmalarını yasaklayacağına inanmak mümkün değildir.


Bu Bizim (Erkekler ve Kadınlar) İçin Ne Anlama Geliyor?


"Çünkü Mesih İsa'ya iman ettiğiniz için hepiniz Tanrı'nın oğullarısınız (Oğul, evlat anlamında). Vaftizde Mesih'le birleşenlerinizin hepsi Mesih'i giyindi. Artık ne Yahudi ne Grek, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa'da birsiniz. Eğer Mesih'e aitseniz, İbrahim'in soyundansınız, vaade göre de mirasçısınız." (Galatyalılar 3:26-29)


Son Yazılar

Hepsini Gör
Pavlus Kimdir?

Pavlus'un hikayesi, İsa Mesih'teki kurtuluşun hikayesidir ve hiç kimsenin Rab'bin kurtarıcı lütfunun ötesinde olmadığına dair bir tanıklıktı

 
 
bottom of page